Kurdish Library

TBMM 125. Birleşimi

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.55

BAŞKAN: Başkanvekili Mustafa Murat SÖKMENOĞLU

KÂTİP ÜYELER: Sebahattin KARAKELLE (Erzincan), Burhan ORHAN (Bursa)

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, 125 inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Görüşmelere kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Anavatan Partisi Grup Başkanvekilleri, Denizli Milletvekili Beyhan Aslan, Eskişehir Milletvekili İbrahim Yaşar Dedelek ile Kırıkkale Milletvekili Nihat Gökbulut’un; Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması ile Milletvekilliği Genel Seçimlerinin 3 Kasım 2002 Pazar Günü Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Anayasa, İçişleri, Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Adalet Komisyonu Raporları (2/1020)(S.Sayısı: 890) ---(Devam)

BAŞKAN – Komisyon ve Hükümet yerinde.

Efendim, konunun ve durumun nezaketi icabı Sayın Bakan söz talebini geri çektiler; kendilerine de teşekkür ediyorum.

Şimdi, madde üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Madde üzerinde 3 önerge vardır; geliş sıralarına göre okutacağım, aykırılık derecelerine göre de işleme koyacağım efendim.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 890 sıra sayılı kanun teklifinin 1 inci maddesinin madde metninden çıkarılmasını ve diğer maddelerin de buna göre teselsül ettirilmesini arz ve talep ederiz.

Saygılarımızla.

Koray Aydın İsmail Köse Mustafa Verkaya
Ankara Erzurum İstanbul
Nesrin Ünal Ahmet Çakar Abdurrahman Küçük
Antalya İstanbul Ankara
Ali Serdengeçti Vedat Çınaroğlu Burhan Orhan
Manisa Samsun Bursa
Kürşat Eser Mustafa Sait Gönen
Aksaray Konya

 

BAŞKAN – İkinci önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 890 sıra sayılı kanun teklifinin çerçeve 1 inci maddesinin teklif metninden çıkarılmasını arz ederiz.

Mehmet Ali Şahin Akif Gülle İsmail Özgün
İstanbul Amasya Balıkesir
Mehmet Altan Karapaşaoğlu Sait Açba
Bursa Afyon

 

BAŞKAN – En son önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

890 sıra sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 1 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Ali Arabacı Ahmet Arkan Bayram Fırat Dayanıklı
Bursa Kocaeli Tekirdağ
Cengiz Güleç Uluç Gürkan Emin Karaa
Sıvas Ankara Kütahya
Sadık Kırbaş Tahir Köse Ertuğrul Kumcuoğlu
Çanakkale İstanbul Aydın

 

“Madde 1.- 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 22.5.1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu, 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda yer alan idam cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülmüştür. Terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hüküm giyenler, şartla salıverilme ve af kanunlarından yararlanamazlar.

Bu kanun hükümlerine göre idam cezaları müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülenler hakkında Türk Ceza Kanununun 70, 73 ve 82 nci maddelerinde öngörülen süreler iki kat, terör suçları hakkında üç kat olarak uygulanır.”

BAŞKAN – Efendim, şimdi, en aykırı önergeyi tekrar okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 890 sıra sayılı kanun teklifinin 1 inci maddesinin madde metninden çıkarılmasını ve diğer maddelerin de buna göre teselsül ettirilmesini arz ve talep ederiz.

Saygılarımızla.

Koray Aydın (Ankara) ve arkadaşları.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, biraz evvel okuttuğum, İstanbul Milletvekili Sayın Mehmet Ali Şahin ve arkadaşlarının önergesi de aynı mahiyettedir; bir daha okutmama lüzum yok. Bu iki önergeyi birleştiriyorum; birleştirdikten sonra da, önerge sahiplerine ayrı ayrı konuşma hakkı vereceğim efendim.

Şimdi, Komisyona soruyorum: Efendim, birleştirilen önergeye katılıyor musunuz?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ İ. SÜHAN ÖZKAN (İstanbul) – Katılamıyoruz efendim.

BAŞKAN – Katılmıyorsunuz efendim. Peki, metinden çıkarmayla ilişkili önerge, yanlışlık olmasın.

Sayın Bakan, zatıâlileriniz?..

ADALET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Bu madde, teklifin en önemli maddesidir; katılmıyoruz. (MHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Efendim, Komisyonun ve Hükümetin katılmadığı önerge üzerinde...

İSMAİL KÖSE (Erzurum) – Sayın Koray Aydın konuşacak.

BAŞKAN – Sayın Koray Aydın, buyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

KORAY AYDIN (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Bugün, hakikaten tarihî bir oturum yapıyoruz. Ülkemizin geleceğiyle ilgili önemli bir konuda da karar aşamasındayız. Zaman zaman gerginlikler oluyor, karşılıklı söz ve sataşmalar olabiliyor; fakat, görülüyor ve anlaşılıyor ki, bu tartışmaların temelinde, bir tarafta, ne olursa olsun, ne pahasına olursa olsun, hemen şimdi Avrupa Birliği diyenler ile diğer tarafta da, Avrupa Birliği, ama, tarihinden ve kültüründen gelen gücünün farkında olarak, ne istediğini bilerek, bu coğrafyanın bize tanıdığı büyük devlet olma ideali ve avantajını kullanarak, milletimizin de hakkını ve hukukunu koruyarak Avrupa Birliği diyenler de diğer tarafı oluşturuyor. Artık, bu ayrışma netleşmiştir, belirginleşmiştir. Bir tarafta, ikinci kategoride söylediğim Milliyetçi Hareket Partisi; diğer tarafta da, 6 partiden meydana gelen bir gökkuşağı koalisyonu da diğer tarafı oluşturuyor.

Değerli milletvekilleri, şimdi tartışacağımız madde, biraz evvel Sayın Adalet Bakanımızın da ifade ettiği gibi, hakikaten, bu yasa teklifinin en temel maddelerinden bir tanesi; idamla ilgili. İdam denilince, Türkiye’nin gündemini dolduran, en çok tartışılan konu. Bu konu üzerinde, özellikle dün burada partisi adına görüşlerini ifade eden Sayın Ekrem Pakdemirli bir şey söyledi, çoğunun da dikkatinden kaçtı. Ben, şimdi, zabıtlardan, Sayın Ekrem Pakdemirli’nin ne dediğini söyleyeceğim; diyor ki: “Gerçeklerle yüzleşmemiz gerekiyor. Apo’yu size kim teslim etti. Ettiyse, şartsız mı teslim etti. Yani, bu gerçeği niye kabul etmiyoruz. Biz, Nijerya’ya veya falanca yere gidip, kendimiz alıp getirdik, öyle mi” diye soruyor, ondan sonra ekliyor, diyor ki: “Öyle değil; bu gerçekle niye yüzleşmiyoruz.”

Evet, değerli sayın milletvekilleri, dünkü satır aralıklarında kalan, ama, bence önemli olduğuna inandığım bu sözlerin irdelenmesi ve tartışılması lazım. Doğru söylüyor, gerçeklerle yüzleşmek lazım. Peki, Apo’yu Türkiye’ye getiren 56 ncı hükümete, biz de, şimdi, buradan, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak soralım: Apo’yu Türkiye’ye kim getirdi? Getirirken, özel bir anlaşma mı yapıldı? Asmamak için söz mü verdiniz?

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) – Çok geç kaldınız bu soruları sormak için.

KORAY AYDIN (Devamla) – Burada, 6 partinin dayanışmasının nedeni de bu mu? (MHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) – Şimdi mi aklınıza geldi bu sorular?!

KORAY AYDIN (Devamla) - Bu konuların, burada, net bir şekilde, işin sahibi ve muhatapları tarafından açıklanması bir mecburiyet haline gelmiştir.

MEHMET BEKÂROĞLU (Rize) - 3 yıldır niye sormadınız bu soruları?!

KORAY AYDIN (Devamla) – Değerli milletvekilleri, şimdi, bu konu üzerinde, 57 nci cumhuriyet hükümeti kurulunca, malumunuz olduğu üzere, 1999 yılında, bir liderler zirvesi yapıldı ve bu idam konusu, koalisyonu oluşturan 3 partinin sayın liderleri tarafından masaya yatırıldı. Bu toplantı, tam 7 saat 23 dakika sürdü. Dikkat edin, tam 7 saat 23 dakika! 23 dakika, 1 saat değil, tam 7 saat 23 dakika ve bunun sonucunda da, 3 lider tarafından, kamuoyuna, bir protokol imzalanarak açıklandı. Bu protokolde de, 3 liderin imzası vardı; Sayın Başbakanımız Bülent Ecevit, Sayın Mesut Yılmaz ve Sayın Genel Başkanım Devlet Bahçeli’nin. Bu 3 lider, imzaladıkları protokolle, Türk Milletine bir taahhütte bulundular. Ne dediler; aynı protokolden okuyorum: ”Bilindiği gibi, Türkiye’nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya, gereği için, ivedilikle Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilecektir.” Tekrar ediyorum: “Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya, gereği için, ivedilikle Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilecektir.” Devamında “genel başkanlar, hukuka saygı içinde aldıkları bu kararın terör örgütü ve yandaşı çevrelerce milleti ve devletiyle Türkiye’nin yüksek menfaatları aleyhine kullanılmak istendiğinin değerlendirilmesi halinde erteleme süreci kesilerek infaz sürecine derhal geçilmesi hususunda görüş birliğine varmışlardır” denilmektedir. Şimdi, bu liderler zirvesi ve sonucunda imzalanan üç liderin bu protokolüyle çok net sözler söylenmektedir. Burada, bu protokolün muhtevasına bakıldığında, Milliyetçi Hareket Partisinin Türk siyasetine getirmeye çalıştığı ilkeli ve seviyeli siyaset anlayışının, sözünde duran ve onun gereğini yerine getirmeye çalışan anlayışın yansıması bu protokole yerleşmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, bütün hassasiyetlerini de bu protokole yerleştirmiştir. Burada önemli olan, Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında... Peki, nedir uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan bu süreç? Uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreçten kasıt, Başbakanlığını Sayın Necmettin Erbakan’ın, Başbakan Yardımcılığını da Sayın Tansu Çiller’in yaptığı hükümetin 1997 yılında altına şatafatlı imzalarını kondurdukları bu 11 inci protokoldür. (MHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar) İmza altına alarak uluslararası alanda Türkiye’yi taahhüt altına sokan bu protokolün 34 üncü maddesi “Kişisel Başvurular” bölümüdür ve bizim bu uluslararası taahhütlerimizdeki temel dayanağı teşkil etmektedir; ama, ucuz politik manevra, ucuz politik söylemle bu Mecliste 3,5 yıldan beri sürekli aynı anlayışı sergileyen insanların çaresizliği işte bu 11 inci protokoldür değerli arkadaşlar. Onların çaresizliğinin belgesidir. (MHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) – “Apo’yu biz asacağız” diye seçim sloganıyla geldiniz ya!..

KORAY AYDIN (Devamla) - Ve Milliyetçi Hareket Partisi, bu protokole uygun tavrını sürdürerek...

OĞUZHAN ASİLTÜRK (Malatya) – Oku!.. Oku!.. Porotokolü oku!

KORAY AYDIN (Devamla) – ... o sürecin tamamlanmasından sonra da, Apo’nun idam dosyasının Meclise getirileceğini de, liderler protokolündeki üç imzayla garanti altına almıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Aydın, tolerans gösterdim, uzattım peşinen; 8 dakika konuştunuz, bir toparlayın lütfen efendim.

KORAY AYDIN ( Devamla) – 1 dakika daha rica edeyim Sayın Başkanım.

MEHMET BEKÂROĞLU (Rize) – Orada ne yazıyor?!.

BAŞKAN – Lütfen efendim...

TURHAN GÜVEN (Mersin) – Orada Apo mu var?!.

ASLAN POLAT (Erzurum) – Sayın Başkan, okusun, okusun!..

BAŞKAN – İstirham ederim Sayın Polat... İstirham ederim... Lütfen...

TURHAN GÜVEN (Mersin) – Sayın Başkan, sataşıyor...

BAŞKAN – Sataşma varsa, kalkar, konuşursunuz!

MEHMET BEKÂROĞLU (Rize) – Sayın Başkan, kaç dakika konuşuyor?!.

BAŞKAN – 8 dakika efendim...

ASLAN POLAT (Erzurum) – Sayın Başkan, 1 dakika daha müsaade edin de protokolü okusun. (MHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Sayın Polat... Sayın Polat...

MEHMET BEKÂROĞLU (Rize) – Haksızlık bu, haksızlık!.. Yakışmıyor size Sayın Başkan!

BAŞKAN – Üçbuçuk yılın hatırına susun!

Buyurun.

KORAY AYDIN (Devamla) – Sayın milletvekilleri, burada, yine, uzun zamandan beri dinlediğimiz en büyük teranelerden bir tanesi de “siz, Katılım Ortaklığı Belgesini imzaladınız, çeşitli taahhütlerin altına imza attınız, sonra da gelip burada konuşuyorsunuz” diyorlar muhalefete mensup arkadaşlar.

Değerli arkadaşlar, ölüm cezasının kaldırılması Ulusal Programda şu şekilde geçiyor; deniliyor ki: “Türk ceza hukukundan ölüm cezasının kaldırılması hususu, şekil ve kapsamı itibariyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından orta vadede ele alınacaktır.” Bu Ulusal Programın her karesine, taahhütlerine Milliyetçi Hareket Partisi sadıktır ve sadık kalmıştır ve bunun gereği de yapılmıştır. Ne yapılmıştır; Türkiye Büyük Millet Meclisi 3.10.2001 tarihinde toplanarak, şekil ve kapsam olarak, Meclisimizde Anayasa değişikliğini değerlendirdi ve -Anayasanın 38 inci maddesi- terör, savaş, yakın savaş suçları hariç idam cezası kaldırıldı. 465 milletvekili katıldık, 383’ümüzün kabul oyuyla, bu, burada gerçekleşti. Yani, Meclisin yüzde 83’ü buna kabul oyu verdi. Şimdi, değerli milletvekilleri, on ayda terör kalktı mı Türkiye’den?!. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Aydın, lütfen...

KORAY AYDIN (Devamla) – Peki Sayın Başkanım; uyarınızı dikkate alarak sözlerimi tamamlıyorum ve bu önemli konuda Parlamentonun, burada önergemizi yani bahsettiğimiz bu maddenin yasa teklifinden çıkarılmasını destekleyeceğini umuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Mehmet Ali Şahin...

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Sayın Başkan, bir dakika...

BAŞKAN – Bir dakika, Sayın Şahin bir dakika...

Sayın Hatiboğlu, “56 ncı hükümet” dedi efendim, size bir şey söylemedi.

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Sayın Başkan, bir dakika efendim, izin verin... (MHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Bir dakika efendim, istirham ederim, soruyorum... Allah, Allah!.. Fesüphanalllah!..Yapmayın böyle bir şey...

Kimseye söz vermiyorum, lütfen efendim...

Buyurun.

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Sayın Başkanım, Sayın Aydın Genel Kurulu yanlış bilgilendirdi; 6 nolu protokolün sadece imza bölümünü okudu, protokolün muhtevasını okumadı...

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum, anlaşıldı...

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – İzin verin efendim, izin verin...

BAŞKAN – Efendim, müteakip maddede söz alıp, bunu söyler misiniz.

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – 6 nolu protokol...

KORAY AYDIN (Ankara) – 6 nolu protokol değil, 11 nolu protokol.

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – 11 nolu protokol kişisel başvuruyla ilgilidir. Kişisel başvuru hakkı, bu millete kazandırılan en büyük haktır. (MHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar[!]) Sayın Aydın Genel Kurulu yanılttı.

BAŞKAN – Teşekkür ederim efendim... Çok teşekkür ederim efendim, o kendisini bildi.

Sayın Mehmet Ali Şahin, buyurun efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Sayın Başkan, sataşma var, ben de yerimden...

BAŞKAN – Efendim, hatibi kürsüye çağırdım... (DYP sıralarından gürültüler)

TURHAN GÜVEN (Mersin) – Olur mu efendim?!

BAŞKAN – Sayın Güven, bu bağırtıyla nereye gideceğiz; arkadaşlarım bana bağırıyor.

TURHAN GÜVEN (Mersin) – Bu davranışla siz nereye varmak istiyorsunuz?

BAŞKAN – Benim davranışım mı?.. Ne yaptım ben?

TURHAN GÜVEN (Mersin) - İsmen sataşma var, niye söz vermiyorsunuz?

BAŞKAN – Efendim, sataşmadan dolayı söz istediniz de, burada yandı mı? Ben sayın hatibi kürsüye çağırdıktan sonra... Müsaade buyurun, hatip konuşsun, konuşursunuz. Siz başkanvekilliği yapmışsınız, size söz vermeyeceğim demedim ki.

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Peki efendim.

BAŞKAN - Yani, bu bağırtıyla ne olacak?!

Resmî Gazeteyi okuyorum.

Buyurun Sayın Şahin.

MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyorum.

Sayın İsmail Köse’nin bu kürsüde söylemiş olduğu, benim çok beğendiğim bir sözü vardır “düzgün oturup, doğru konuşalım” demişlerdir.

İSMAİL KÖSE (Erzurum) – Evet, doğru, hakkımızı da koruruz.

MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Evet, düzgün oturup doğru konuşalım. Biraz önce Sayın Aydın buraya çıkıp “Apo’yu hangi şartlarla teslim ettiniz” sorusunu yönelttiler. Sayın Aydın, çok geç kaldınız, 3,5 yıl önce, hükümeti kurarken soracaktınız bunu, liderler zirvelerinde, hükümete, Bakanlar Kurulunda soracaktınız bunu; şimdi sormanızın hiçbir anlamı kalmamıştır. (AK Parti sıralarından alkışlar)

İSMAİL KÖSE (Erzurum) – O zaman söyledik, söyledik o zaman.

MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Bakın “biz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vermiş olduğu tedbir kararı sebebiyle, liderler zirvesinde almış olduğumuz bir karar ve protokol sonucu Aptullah Öcalan’ın dosyasını bekletmek zorunda kaldık” dediniz. (MHP sıralarından “hayır, hayır” sesleri) Öyle söylediniz.

Peki, Aptullah Öcalan kadar tehlikeli, karakollarımızı basıp 33 erimizi şehit eden onun sağ kolu Şemdin Sakık’ın dosyası 1 yıldır Adalet Komisyonunda bekliyor, hangi üyeniz, Sayın Başkan, bunu, bir an önce gündeme alın, Genel Kurula indirelim dediniz; Adalet Komisyonundaki hangi üyeniz böyle bir talepte bulundu? (AK Parti sıralarından alkışlar)

İSMAİL KÖSE (Erzurum) – Siz söyleseydiniz, siz de teklif edebilirdiniz.

MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Onunla ilgili tedbir kararı yok.

Bakın, Sayın Köse, düzgün oturup doğru konuşalım. Şimdi, buraya çıkıyorsunuz, seçim kararı alındı, bir deriden ikinci bir çarık çıkarmak istiyorsunuz. Siz, bu deriyi 1999 öncesi çarık olarak kullandınız; başka çarık çıkmaz. Bakın, başka çarık çıkaramazsınız; bitti... Bitti. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Sayın Mehmet Gül biraz önce çıktı ve dedi ki “Siz, Apo’yu affetmek istiyorsunuz” (MHP sıralarından “Yalan mı... Yalan mı" sesleri)

Değerli arkadaşlar, eğer, şu Anayasa değişikliğiyle ilgili teklifimize - 53 imzamız hazır- destek verseydiniz, geçen akşam teklif Adalet Komisyonunda görüşülürken, bu maddeyi ayrıca görüşelim, Anayasa değişikliği şeklinde getirelime destek verseydiniz, oradaki 5 üyeniz, bakın, bu maddenin paketin dışına çıkarılmasıyla ilgili verilmiş olan önergeyi orada destekleyerek paketin dışına çıkarmış olsaydınız, bunu, çok daha doğru şekilde yapsaydık olmaz mıydı?

ALİ GEBEŞ (Konya) – O zaman Anayasayı nereye koyacağız?!

MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Değerli MHP’li arkadaşlarım, bakın, sizinle münakaşa etmek, kavga etmek için değil “düzün oturup doğru konuşalım” dedim, sabırlı olun. Şimdi, siz, mevcut statü aynen devam etsin istiyorsunuz, bu konudaki mevcut yasalar aynen devam etsin istiyorsunuz; ama, bir taraftan da şu Ulusal Programı ilan ediyorsunuz ve diyorsunuz ki: “Onsekiz yıldır biz idamı infaz etmedik, bundan sonra da infaz etmeyeceğiz.”

Şu, Sayın Devlet Bahçeli’nin -ben, kendisini çok ciddî bir devlet adamı olarak bilirim ve inanıyorum ki, arkadaşlarımız da benim bu düşünceme katılırlar- 25 Haziran 2002, Hürriyet Gazetesi; Ertuğrul Özkök kendisiyle bir mülakat yaptı. (MHP sıralarından “kiminle yaptı” sesleri) Sayın Bahçeli’yle, Başbakan Yardımcımızla. Burada söylediklerinden birkaç cümle okumak istiyorum: “Bizim, ölüm cezalarının uygulanmayacağı yolunda bir moratoryumumuz var, moratoryum ilan ettik. Buna sadığız -Sayın Bahçeli söylüyor- idam cezasının kaldırılmasını orta vadeli bir karar olarak ilan ettik, buna sadığız.

MUSTAFA ZORLU (Isparta) – Çarpıtma! Çarpıtma!

MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Bakınız, Sayın Özkök soruyor, diyor ki: “Sayın Bahçeli, bazı milletvekilleri, biraz da seçim ortamının etkisiyle, ‘getirin şu dosyayı Mecliste oylayalım derlerse’ ne olacak?” Sayın Bahçeli aynen şöyle diyor: “İdam cezaları uygulanmayacak diyen o moratoryumu kim imzaladı, altında bizim imzamız yok mu; elbette imzamıza sadık kalacağız.” (AK Parti ve DYP sıralarından alkışlar) Bu, ciddî bir devlet adamının çok samimî ifadeleridir. Beni asıl hayrete düşüren, Sayın Bahçeli böyle söylerken MHP sözcülerinin buraya çıkıp “biz idam edecektik; ama, bizim dışımızdaki gökkuşağı koalisyonu buna mani oldu” diye bir ifade kullanmasıdır.

Bakın, değerli arkadaşlarım, şu andaki mevcut durum devam ederse asıl o zaman teröristlerin ve terörist başının salıverilmesi riski var. 1995’te Erteleme Yasası çıktı teröristler çıktı; 1999’da, eğer, 14 üncü madde kapsamında olanlar dışarıda kalmasaydı, Meclis onu da alabilirdi isterse...

MEHMET TELEK (Afyon) – 74 affına “evet” diyenler de var burada!

MEHMET BEKÂROĞLU (Rize) – Aftan çıkmış kaç kişi var bu Mecliste?!

MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) –Bakın, erteleme yasaları, şartla salıverme yasaları her zaman çıkabilir; şu anda bu risk var ve bakın, hiçbir değişiklik yapılmasa, erteleme yasası, şartla salıverme yasası çıkarılmasa dahi, Terörle Mücadele Kanununun 17 nci maddesine göre, terörist başı başta olmak üzere, idama hüküm giymiş tüm teröristlerin, 17 nci maddeye göre, şu anda 3,5 yıldır cezaevindedir, 33,5 yıl sonra çıkma ihtimali var; bütün bunların önünü keselim diyoruz. Bunların önünün kesilmesinin yolu, idam cezalarının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrilmesi, bunların, şartla salıvermeden, ertelemeden ve aftan yararlanamayacağı şeklinde bir düzenleme yapmaktır...

SALİH KAPUSUZ (Kayseri)- Anayasaya koymak lazım.

MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)- ... ve bunu, Anayasaya koymaktır. Niye, Anayasaya koymaktır; çünkü, yasayı değiştirmek çok kolaydır.

ALİ GEBEŞ (Konya)- Anayasada yazılı.

MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)- Yasayı değiştirmek kolay olduğu için, anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Biz, baştan beri bunu söylüyoruz ve keşke, bu idamla ilgili, idamın kaldırılması ve müebbet ağır hapis cezasıyla ilgili düzenlemeyi biz, anayasal güvenceli olarak yapmış olsaydık, ben inanıyorum ki, MHP’li arkadaşlarımız da buna destek vereceklerdi. O bakımdan, bu önergemizin kabulü istikâmetinde, biz, Grup olarak oy kullanacağız. Değerli milletvekili arkadaşlarımızın da bu hususu düşünmelerini, düşünerek oy kullanmalarını istirham ediyorum.

Bu önemli konuların hiçbir zaman siyasete malzeme yapılmamasını, istismar konusu yapılmamasını bir kez daha bir arkadaşınız olarak hatırlatıyor, hepinize saygılar sunuyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN- Buyurun Sayın Ercan.

NEVZAT ERCAN (Sakarya)- Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; çok temel bir kanun teklifini görüşüyoruz; Avrupa Birliği sürecine ilişkin düzenleme paketini. Çok önemli bir konuda, Avrupa Birliği gibi çok temel bir konuda, bazı siyasî partilerimizin, siyasî çıkar hesaplarına dayalı istismarlarını sürdürdüklerini bugün de esefle görüyoruz ve ibretle izliyoruz. (MHP sıralarından gürültüler) İzninizle...

Avrupa Birliği fikrine ve felsefesine zarar veren iki siyasî parti; Anavatan Partisi ve özellikle, geçmişte, Apo’nun ipine sarılarak iktidar olan Milliyetçi Hareket Partisi...(MHP sıralarından gürültüler)

İSMAİL KÖSE (Erzurum) – Apo’nun ipine değil, Allah’ın ipine sarılarak... Sözünüze dikkat edin biraz, Grup Başkanvekili olarak konuşuyorsunuz.

NEVZAT ERCAN (Devamla) -... seçime giderken, yine teröristbaşı üzerinden siyaset yapmak ve oy almak gibi bir hesabın ve çabanın içinde. (MHP sıralarından gürültüler)

Değerli arkadaşlarım, Sayın Koray Aydın, 11 nolu Protokolla ilgili diyor ki “11 nolu Protokolda, o dönemin hükümetinin Başbakanı Erbakan, Başbakan Yardımcısı Sayın Çiller’in imzası var.” Buradan, nedir imzası diye soruyoruz ve oku 11 nolu Protokolu diyoruz; ama, içeriğinden söz etmiyor.

Değerli arkadaşlarım, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kişisel başvuru hakkı 22.1.1987 tarihinde 7/11439 sayılı kararla öngörülmüştür. Yani, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kişisel başvuru hakkının tanındığı tarih 22.1.1987’dir. Doğrudur, bu başvuru da doğrudur, o tarih de 1987 tarihidir. (MHP sıralarından gürültüler)

MEHMET ARSLAN (Ankara) – Ne zaman kanunlaştı?

NEVZAT ERCAN (Devamla) – Müsaade edin...

Bakınız, olayları nasıl çarpıttığınızı ibretle izliyoruz.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargı yetkisini tanıyan tarih de, hafızalarınızı tazeleyin, 25 Eylül 1989’dur. Demek ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargı yetkisini, Türkiye, ülkemiz, 1989 tarihinde tanımıştır. Peki, sözünü ettiğiniz 11 nolu Protokol nedir; 11 nolu Protokol şudur: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yeniden yapılandırılması ve kurumsallaşmasıyla ilgili bir düzenlemeyi öngören ve Türkiye’nin de bu yeniden yapılandırma ve kurumsallaşmaya ilişkin...

MEHMET TELEK (Afyon) – O zaman mahkeme değildi, Avrupa İnsan Hakları Komisyonuydu; Sayın Sağlam yanınızda, sorun.

BAŞKAN – Sayın Ercan, mesele anlaşıldı.

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Efendim, dersinize iyi çalışın... Dersinize iyi çalışın gelin buraya. Dersinize iyi çalışın...

BAŞKAN – Efendim, anlaşıldı.

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Değerli arkadaşlarım, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargı yetkisini -tekrar ediyorum- 1989’da Türkiye tanımış. Bu mahkemenin yeniden yapılanması ve kurumsallaşmasıyla ilgili de tarih 1997’dir. Bu 11 nolu protokolde, ne dönemin Başbakanının ne de dönemin Başbakan Yardımcısının -idama ilişkin hiçbir düzenlemeye- altında imzası yoktur, iradesi yoktur.

MEHMET GÜL (İstanbul) – Sen ne önereceksin; onu söyle.

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Kaldı ki, 6 nolu protokolde Türkiye’nin imzası yoktur.

BAŞKAN – Lütfen efendim... Tamam...

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – O sözleşme... 6 nolu protokole, yani, idamla ilgili düzenlemeyi öngören 6 nolu protokole de Türkiye imza koymamıştır.

KORAY AYDIN (Ankara) – Sayın Başkan, bu, cevaptan çıktı. Bari, kürsüye gelsin de, kürsüden konuşsun.

BAŞKAN – Sayın Ercan, lütfen... Mesele anlaşıldı.

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Siz bunu Türkiye’de de...

BAŞKAN – Zabıtlara geçti efendim.

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Bir saniye... Müsaade edin efendim. Bir saniye... Önemli bir konu.

MEHMET GÜL (İstanbul) – Sen ne önereceksin; onu söyle.

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Aslında, üçbuçuk senedir, sizin de ifade ettiğiniz o protokolle, Başbakanlıkta, Apo’yla ilgili, terörist başıyla ilgili dosyayı bekleten iradenin DSP-MHP-ANAP ortaklığının ortaya koyduğu ortak iradenin bir sonucu olan dosya, eğer Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi -son cümlemi söylüyorum- sürecinin bitimi gibi bir gerekçeye dayanarak bekletildiyse, Sayın Bahçeli, Çin’den, bu dosyayı acele indirin gibi...

BAŞKAN – Efendim, lütfen...

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Bir saniye efendim... Bir saniye...

BAŞKAN – Efendim, şimdi, yeni bir sataşma olacak.

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Bir saniye efendim.

TURHAN GÜVEN (Mersin) – Sayın Başkan, bırakın konuşsun.

BAŞKAN – Sayın Güven, niye karışıyorsunuz...

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – O zaman, Çin’den... Madem beklenmesi gerekiyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürecinin beklenmesi gerekiyor, o zaman, Sayın Bahçeli, Çin’den, nasıl diyebiliyor...

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Efendim, birleştirilen önergeleri...

MEHMET GÜL (İstanbul) – Bölelim hadi bakalım... Halep oradaysa arşın burada!..

BAŞKAN – Efendim, lütfen... Oylama yapacağım.

İki önergeyi müştereken birleştirdim. Birleştirilen önergeleri oylayacağım. (MHP sıralarından gürültüler)

Efendim, sessiz kalırsanız, Kâtip Üyelerle beraber doğru sayarız. (MHP sıralarından gürültüler)

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Oylamayı elektronik makineyle yaparsanız, daha kolay olur.

BAŞKAN - Efendim, istirham ederim...

Önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... (MHP sıralarından “ne oldu şimdi?!” sesleri, gürültüler)

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Niye bağırıyorsunuz?!

MEHMET SAĞLAM (Kahramanmaraş) – Niye bağırıyorsunuz?! Size ne?!.

MEHMET GÜL (İstanbul) – İstismar etmeyin!.. Haydi bakalım...

BAŞKAN – Efendim, lütfen...

TURHAN GÜVEN (Mersin) – Bunlar da kabul oyu veriyorlar!

BAŞKAN – Efendim, lütfen...

Oylamayı tekrarlayacağım; çünkü, Kâtip Üyeler arasında ihtilaf var. Oylamayı elektronik cihazla yapacağım efendim. (MHP sıralarından gürültüler)

AYDIN TÜMEN (Ankara) – Böyle olacağı belliydi.

MEHMET TELEK (Afyon) – Sayın Başkan, açık oylama yapın.

BAŞKAN – Önergelerin oylaması açık oylamayla olmuyor Sayın Telek; olmadığı için, açık da yapsam, elektronik... (MHP sıralarından gürültüler)

Oylama için 2 dakika süre vereceğim.

Oylamayı başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Efendim, önergeler kabul edilmemiştir. (MHP sıralarından “Bravo” sesleri, ayakta alkışlar[!])

Son önergeyi okutuyorum...

MEHMET ŞANDIR (Hatay) – Bravo Doğru Yol’a!... Yuh olsun size!.. Apo’nun erkekleri!..

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, müsaade ederseniz, son önergeyi okutacağım; ama, okutabilmem için sizlerin sükûneti temin etmeniz lazım ki, Sayın Kâtip Üyeyi en azından zabıtçı arkadaşlarımız duysunlar.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

890 sıra sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 1 inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Ali Arabacı (Bursa) ve arkadaşları

“Madde 1.- 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 22.5.1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu, 7.1.1932 tarihli ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda yer alan idam cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülmüştür. Terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hüküm giyenler, şartla salıverilme ve af kanunlarından yararlanamazlar.

Bu kanun hükümlerine göre idam cezaları müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülenler hakkında Türk Ceza Kanununun 70, 73 ve 82 nci maddelerinde öngörülen süreler iki kat, terör suçları hakkında üç kat olarak uygulanır.”

BAŞKAN – Komisyon?..

ADALET KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ İ. SÜHAN ÖZKAN (İstanbul) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN – Hükümet?..

ADALET BAKANI HİKMET SAMİ TÜRK (Trabzon) – Bu, 13 numaralı Protokol doğrultusunda bir düzenlemedir, ileride yapılabilecek olan bir düzenlemedir; görüşülmekte olan teklif bakımından katılmıyoruz.

BAŞKAN – Önerge sahibi olarak Sayın Ali Arabacı; buyurun efendim. (DSP sıralarından alkışlar)

ALİ ARABACI (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Teklifle getirilen düzenlemede, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ek 6 nolu Protokolüne uygunluk sağlanmak istenilmektedir.

Bilindiği gibi, Avrupa Konseyi üyesi devletler arasında 1.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 6 nolu Protokole imza koymayan ve onaylamayan tek ülke Türkiye’dir. Bu protokolün temel özelliği, barış zamanı-savaş zamanı ayırımına yer vermesi, savaş zamanında taraf devletlerin ölüm cezasını uygulayabilmelerine cevaz vermesidir.

Fakat, daha, Türkiye bu protokolü imzalamadan, Avrupa Konseyi, ölüm cezalarına ilişkin 13 nolu Protokolü üretebilmiştir. Şubat 2002 tarihinde, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ölüm cezasının her koşulda kaldırılmasını düzenleyen 13 numaralı Protokolü kabul etmiştir. Bu protokolün 1 inci maddesine göre, ölüm cezası kaldırılmıştır; hiç kimseye ölüm cezası verilemeyecektir ya da bu ceza infaz edilemeyecektir. 2 nci maddesine göre, protokol hükümlerinden hiçbir sapma yapılmayacaktır. 3 üncü maddesine göre ise, protokol hükümlerine ilişkin olarak hiçbir çekince konulamaz.

13 numaralı Protokol, 6 nolu Protokolden farklı olarak, barış zamanı-savaş zamanı ayırımına yer vermemiştir. Avrupa Konseyine üye 43 ülke arasında bu protokole imza koymayan sadece 6 ülke vardır. Bu ülkeler, Arnavutluk, Ermenistan, Azerbaycan, Bulgaristan, Rusya ve Türkiye’dir.

Görüldüğü gibi, Eylül 2001 tarihinde ABD’de gerçekleştirilen terör saldırılarının yarattığı şiddetle cezalandırma eğilimine karşın, Avrupa Konseyi, ölüm cezasını tamamen kaldırmak için belge üretebilmiştir. Şu anda, Avrupa Konseyi üyesi devletler arasında, ölüm cezası uygulamalarını sürdüren ülke kalmamıştır. Bu nedenledir ki, Avrupa Birliği, örgüte üye olmaya aday devletlerden, ölüm cezasının kaldırılması da dahil, insan hakları ve temel özgürlüklere ilişkin belli ilke ve standartlara uyulmasını, bu yöndeki taahhüdün ulusalüstü düzlemde üstlenilmesini talep etmektedir. Nitekim, Avrupa Birliği Konseyi, 3.6.1998 tarihli “Ölüm Cezası Konusunda Üçüncü Ülkelere Yönelik Avrupa Birliği Siyaset Rehber Kuralları” başlıklı belgede, açıkça, bir yanda infazların durdurulmasına ilişkin moratoryum ilanı ve işletilmesi; öte yandan ise, ölüm cezasının mevzuattan çıkarılması hususlarını şart haline getirmiştir.

18.12.2000 tarihli Avrupa Temel Haklar Şartı da, hiç kimsenin ölüm cezasına çarptırılamayacağını ya da bu cezanın infaz edilemeyeceğini hükme bağlamıştır. Bu kararları alan Avrupa Birliği üyesi devletlerin tamamı, kendi iç hukuklarında ölüm cezasını bütün suçlar bakımından kaldırmış, istisnaî bir kategoriye yer vermemişlerdir. O halde, Avrupa normlarına uyum sağlamak isteniyorsa, ölüm cezasının bütün suçlarda kaldırılması gerekir.

Diğer yandan, ölüm cezasının bütün suçlarda kaldırılması, Anayasanın değişik 38 inci maddesine de aykırı değildir. Anayasada “ölüm cezası kaldırılamaz, bu suçlara mutlaka ölüm cezası verilmeli” diyen bir hükme yer verilmiş değildir. Sadece “savaş, yakın savaş tehdidi ve terör suçları hallerinde ölüm cezası verilirse, Anayasaya aykırı olmaz" deniliyor. Dolayısıyla, ölüm cezalarının bütün suçlarda kaldırılması, hiçbir şekilde Anayasaya aykırılık teşkil etmemektedir.

Değişiklik teklifiyle, 13 no’lu protokole uygunluk sağlanarak, bütün suçlarda ve her koşulda ölüm cezası kaldırılmakta; yerine, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası yaptırımı getirilmektedir. Türkiye’de de ölüm cezalarının bütün suçlar bakımından kaldırılması, siyasal, sosyal, ekonomik ve hukuksal nedenlerle zorunlu hale gelmiştir. Bununla birlikte, terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hüküm giyenlerin, şartla salıverilme ve aftan yararlanamayacakları da hüküm altına alınmaktadır. Teklif, hem Anayasaya hem de Avrupa normlarına bütünüyle uygundur ve ülkemizin de yararınadır.

Değerli milletvekilleri, hangi nedenle olursa olsun, yaşama hakkını yok eden, suç öznesine ıslah olanağı tanımayan, çağdaş hukuk sisteminde bir ceza olarak kabul görmeyen, suçları önlemeyen, adlî hatalara açık, insan onuruna aykırı ve kişisel öç alma kavramının yasalarımızda somut bir izdüşümü olarak kalan bu cezanın, her koşulda Türk mevzuatından çıkarılması, çağdaşlaşma yolunda atılmış önemli bir adım olacaktır.

Bu çaba bir uygarlık arayışıdır, Atatürk’ün yoludur. Sadece Avrupa’ya girmek, Avrupa Birliğine girmek için değil, bunları, asıl kendi insanımız için yapıyoruz.

Gelin, altı ay ya da bir sene sonra değiştirmek zorunda kalacağımız düzenlemeleri şimdiden yapalım; ülkeye hiçbir yararı olmayan tartışmalara son verelim.

Bu değişiklik teklifimize desteğinizi beklerken, hepinize saygılar sunuyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim efendim.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...

Efendim, müsaade edin de, ben bunu elektronik oyla yapayım; çok karışık yerlerde oturuyorsunuz; blok oyunuz yok; özür dilerim.

Sayın Ali Arabacı ve arkadaşlarının önergesini elektronik cihazla oya sunuyorum.

Oylama için 2 dakika süre veriyorum ve oylamayı başlatıyorum:

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Önerge kabul edilmemiştir efendim.

Sayın milletvekilleri, 1 inci maddenin oylamasına geçmeden önce açık oylama talebi vardır; arkadaşlarımın isimlerini tek tek okutup burada olup olmadıklarını arayacağım.

Buyurun efendim.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan kanunun 1 inci maddesinin oylanmasının açık oylamayla yapılmasını arz ve teklif ederiz.

Adnan Fatin Özdemir?.. Burada.

Mehmet Telek?.. Burada.

Hasari Güler?.. Burada.

Birol Büyüköztürk?.. Burada.

Cahit Tekelioğlu?.. Burada.

Süleyman Coşkuner?.. Burada.

Mehmet Nuri Tarhan?.. Burada.

Ali Özdemir?.. Burada.

Ayhan Çevik?.. Burada.

Cumali Durmuş?.. Burada.

Enis Öksüz?.. Burada.

İsmail Çevik?.. Burada.

Salih Erbeyin?.. Burada.

Mesut Türker?.. Burada.

Ali Serdengeçti?.. Burada.

Mehmet Pak?.. Burada.

Mehmet Nacar?.. Burada

Mustafa Sait Gönen?.. Burada.

Mehmet Hanefi Tiryaki?.. Burada.

İsmail Hakkı Cerrahoğlu?.. Burada.

Mustafa Zorlu?.. Burada.

Yener Yıldırım?.. Burada.

Burhan Orhan?.. Burada.

Açık oylamanın şeklini alacağım Genel Kuruldan efendim.

Açık oylamanın elektronik cihazla yapılmasını kabul edenler... Kabul etmeyenler... Açık oylamayı elektronik cihazla yapacağım. Oylama için 2 dikika süre vereceğim.

Vekâleten oy kullanacak Sayın Bakan varsa, vekâlet edeceği bakanın adını, soyadını yazarak pusula göndersin efendim.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifinin 1 inci maddesinin açık oylama sonucunu arz ediyorum:

Katılım: 419
Kabul: 256
Ret: 162
Çekimser: 1

 

Böylece, 1 inci madde kabul edilmiştir. (MHP sıralarından “Bravo Doğru Yol’a” sesleri, alkışlar[!])

Sayın milletvekilleri, birleşime 10 dakika ara veriyorum efendim.

Kapanma Saati: 15.57

 

© Kitêbxaneya Kurdî

21-06-2003