Kasrı Şirin'le
söyleşi
- Artık çocuklar
da biliyor petrolün hesabını
- Buğdayın ve
türkülerin
- Ey Kasrı Şirin
-
- Sağalıyor en
eski yaralar
- Birlikte napalm
yanığıyla
-
- Bir kuş
iletiyor örneğin
- Erivan`dan
Senendej`e Zaxo`ya Van`a
- İnce
titreşimlerle kanadında
- O saydam sesini
Aram`ın
-
- Sesin dokunuşu
bir başka sese
- Nasıl da
söküyor hüznü içimizden
-
- Harran`ın
çözülen sarısını
- Serpmişler
Urartu maviliğine
- Ortası öyle
yeşil -tıpkı Mezopotamya-
- Kanı anımsatan
o tarih bilinciyle
- Kırmızının
başatığı boşuna değil
- Yerlere serili
şu Zilan kiliminde
-
- Düğümler
birleşince tarih oluyor
- Ortasında
çizilmiş yanlış haritaların
-
- Karac'dağ
duldasına sığınmış üsleriyle
- Gözetleme
aygıtları uzay boşluklarında
- Antenleri
radarları ışıldakları
- Ayışıksız
bir gecede köy evlerinde
- Duymuyor
konuşulanları
-
- Aşktan ve
acıdan da açılıyor olsa
- Gelip toprağa
dayanıyor söz ille toprağa
-
- Helikopter
gürültüsü jet uğultusu
- Islatıyor
bebelerin kundaklarını
- Büyüyünce ama
beter öğreniyorlar
- Hayatı sevgiyi
bir de silahı
- Kavramaya
başlıyorlar çünkü ıslattıkları
- Eleklenip
altlarına serilen
- O yüzyıllar
sömürgesi toprağı
-
- Umudu koydu mu
en haklı yere
- Artık kadim bir
türküyle ışır ortalık
-
- Ara yerde
ayrılığın toprağı
- Bekliyor nadasta
dingin duyarlığıyla
- İnceden duyarak
kasıklarında
- Bir pulluk
demirinin dokunuşunu
-
- Çocuklar bildi
mi petrolün hesabını
- Buğdayın ve
türkülerin
- Bozulur pusular
ey Kasrı Şirin
- Umarı tükenir
tel örgülerin
|
©
Nedim Dağdeviren
- Amedim
Amed, Mezopotamya Yayınları, Huddinge, 1989, s. 31-34
|
|