Kurdish Library

Kurdish Poetry in Turkish

 

Amedim Amed

 
Şark çıbanı
 
Sorduğunda birileri
Nereli olduğumu
Nizipli oldum babamın memleketlisi
Bismilli orda doğdum çünkü
Erdişli Kışla Mahallesi`nden
Bir de hani
Adama sormuşlar ya
"Evlenmedim daha" demiş
İşte öyle Kırşehirli
 
Ama Amed
Yanağıma yaraşan
Bir şark çıbanı gibi
Yine de gençliğimin başkenti
 
Hangi şiir
 
Yasaksız hangi şiir anlatsın seni
Ey gerdanından öptüğüm şehir
Atlasın hangi şiir
Ardında siren uğultuları
Şehitlik`te Haramsu`dan
 
Ey
 
Her gece başucumda
Düşlerine yorulduğum
Ey sokaklarına yazılar yazdığımız şehir
Ama kirleten
Biz olmadık tarihini
Bir de
 
Şimdi urganlar
Boynuna örülüyor gençliğimizin
Bir de fermanımıza
Yazıverseler
Piranlı Sait'in son sözlerini
 
Ulucami avlusunda
 
Darağaçlar belediye önünde
Bozuyor şafii abdestleri
Çünkü kan
Çizmeyi aştı
Çoktan
Ulucami avlusunda beş vakit
Kan tutuyor ulaşmıyor kendine
Avlular dolusu salavat
Dualar yaşamı doğrulamıyor
Ölenlerin
Açık duruyor gözleri
 
Amed bereketi
 
Amed`in toprağı bereketlidir
Karpuzlar kucak büyüklüğünde
Bismil`de buğday pamuk
Farqin`de tütün
Bir de verem ve işsizlik
Üstünde bütün ortalamaların
 
Burnumuzun dibinde Pirinçl'ik
Tam da esrik bir sözü
Usuldan mırıldarken
Sevgilinin kulağına
Tetikte sanki bizi dinliyor
Bütün duyargaları
 
Öyle ki bir çift söze
Barış gibi ekmek gibi
Özgürlük gibi ya da
Saygın yalın bir çift söze
Seferber edebilir
Kursağında ekmeğimiz
Bulunan orduları
 
Dağlara ordugâh kurulabilir
Bir çiçek çiğ tutsa Seyrantepe`de
Uykusunda bir çocuk gülümsese
Mavi minibüsler kara renolar
Tanklar tutar yolları
Kolordunun arkasında havarlar
Dolup taşar sorgu odaları
 
Amed`in toprağı bereketlidir
Bir çiçeğe bin can verir
Çocuklar görsün diye baharı
 
Seyrantepe şiirleri
 
I
Sesimin saklı yankısı
Dokunuyor bir başağın
Orda Seyrantepe`de
Mülkiyeti bölüşümsüz bereketine
 
II
Bütün uzun yolculuklara oradan başlanır ve bir turizm işletmesinin sayın yolcuları yerlerini alırlar adana konya izmir istikametine gidecek olan ya da adana ankara bolu istanbul ve ahır kokan yataklar bir de mazot kokusuna bulanır bagajlarda ve gurbeti çağrıştırır
Yola düş şenlensin metropol pazarları
İş yoksa sıla da yoktur
 
Sen nerden geIiyorsun Bulanık`tan mı
Erdiş`ten Patnos`tan Van`dan mı
Duyarlı ödünç sesinle
Sokak sokak hanımlara
Ucuz domates satmaya
Nereye İzmir`e Gültepe`ye mi
Beton mu dökmeye
Harç mı karmaya
Çekül doğrultusunda
Dizmeye mi tuğlaları
Nereye İstanbul Kartal`a mı
 
Tam da yeridir dağları düşün
Sal sesini aşağılara iskelelerden
Xezal Xezal
Ötede kulak kesilsin
Kentin gurbet varoşları
Ki çoğunda hanelerin
Sövgünün sevincin acının dili
Gene aynı sıladandır
Seyrantepe Dörtyol`unda yoklanmış
Vasıfsız işçi kimliğiyle cebindeki
Yola düş
Şenlensin metropol pazarları
© Nedim Dağdeviren
Amedim Amed, Mezopotamya Yayınları, Huddinge, 1989, s.37-50
© Kitêbxaneya Kurdî

30-08-2004