Diyarbekir bu mudur
- Saraykapısından
geçtim ellerim bağlı
- dudağımda
yepyeni bir marş
- sırtımda
jandarma namluları
- bilenmiş bir
bıçak gibi parlıyor alnım
- bebeler
coşkuyla kelepçeme el sallıyorlar
- namlulara
aldırmıyorlar
- ve kepaze
kralların hesaplayamadıkları
- korkunç bir
hızla
- büyüyorlar
-
- Bir köhne kral
sarayıymış bu zindan
- ve romalı
kurtların
- ve bedevi
aylakların eyleştiği has bahçe
- ve bazalt yontan
tutsağın
- alnındaki ter
- avuçlarındaki
kan
- duvarına
yansıyor hala
- kan kokusu
çıkmamış çınarlardan
-
- Diyarbekir bu
mudur
- perçemi
kınalım
- de görelim
- yüreğimiz taş
mıdır
- demir midir
- gözümüzün
üzerinden bir serçe uçar
- daralır
yüreğimiz
- mahzunlaşırız
- ve Dicle yaslı
akar
- ve biliriz
kepaze kralların
- yakası
açılmamış hünerleri var
-
- Diyarbekir
bedendir
- perçemi
kınalı
- suyu akmaz
- gülü açmaz
nedendir
- Urartu
yiğitleri hala vurulur
- Ben deyim
özümdendir
- sen de
zincirlerinden
|
- © Sinan
Sabri
- Belasına
Sevdalandığım Bebek,
Komal Yayınları, Ankara, Nisan 1976, s. 13-15
|
|